12 Temmuz 2016 Salı

Como Gölü

Uzun zamandır seyahat bloğuna yazmıyordum, ancak instagramdan paylaştığım Bellagio resimleri, Bellagio ile ilgili pek çok soruyu yanında getirince, blogda yazmak daha iyi olacak gibi geldi. Bellagio ve Varenna, Como Gölü'nün etrafında yer alan kasabalardan. Bu yaz için aslında önce yaptığım sonra iptal ettiğim bir İtalya programım vardı, oturup yaz ayında da ağır ağır çalışmayı planladığımdan İtalya'yı iptal etmiştim, ama sonra fark ettim ki aslında bitirmem gereken iş oldukça basit kolay tarafı da olan, bir kaç ayda bitebilecek durumda üstelik bir şeyleri düzelteceğim derken ben bunca zaman boşuna onca emek döküp mücadele etmişim. O yüzden ekime kadar kendime tatil ilan edip, seyahat etmeye karar verdim. Eşim Venedik'e sempozyuma gidecekti, kuzenimle birlikte hemen onun peşine takılıp, Venedik'ten başladığımız seyahati epey uzatarak seyahatin ilk kısmını Güney Fransa'da sonlandırdık. Milano - Como benim isteğim üzerine Venedik sonrası gittiğimiz bir rota oldu. 


Como epey büyük bir göl, o yüzden üzerinde durmadan hareket eden katamaranlar, tekne ve vapurlar var. Como'yo gidenler genelde Como merkezi görüp dönerler, sonra da "şahaneydi" derler. Bu koca bir yalandır. Çünkü Como merkez şahane olmadığı gibi üstelik su çok da pistir. Ancak Como'nun minik minik pek çok köyü vardır, ve aslında şahane olan bu köylerdir. Milano tren istasyonundan Como'ya sık sık tren bulabilirsiniz yol yaklaşık 1 saat sürüyor. Como'da hızlı bir tur attıktan sonra Como'daki Duomo Katedrali'nin karşısında çok şık üstü açık bir restoran var isterseniz orada güzel bir yemek yiyebilir ya da daha uyguna take away takılabilirsiniz. Como tren istasyonun hemen yanında bulunan duraktan bizim yaptığımız gibi kişi başı 3,5 euro'ya otobüs bileti alıp 1 saat 10 dakikada Bellagio'ya varabilir ya da kişi başı 14 euro verip katamaranla göl üstünden Bellagio'ya geçebilirsiniz. Biz çok uzun bir seyahat planladığımızdan ucuz olanı yani otobüsü tercih ettik çünkü Bellagio'dan Varenna'ya zaten tekne ile geçecektik. Yani gölde seyahat de etmiş olacaktık. Ucuz olsun diye yaptığımız o otobüs yolculuğu 6 yaşından beri yaptığım seyahatlerimin en inanılmazlarından biri oldu. Kesinlikle bu otobüs yolculuğunu yapın derim. Sırf o yolculuk için Como tekrar gidilecekler listeme eklendi. Bu yolculuğa kadar Como benim için(bir arkadaşım ve ailesinin yaşıyor olması dışında) değersiz bir yerdi. Otobüs göl kenarından değil, gölün etrafında ağaçlarla kaplı dağların altından üstünden tepesinden döne döne gidiyor. Ve tabi ki durmaksızın gölü de izliyorsunuz. Gerçekten bir efsane. Bellagio zaten son durak, otobüs tekrar göl kıyısına iniyor. Müthiş güzel bir kasaba oldukça turistik. İlk iş Varenna'ya tekne saatlerine baktık, ardından merdivenlerden yukarı tırmandık. En üst fotoğraftaki sokak "dünyanın en güzel sokakları" listesindeydi, gitme sebebim de zaten buydu. Kuzenim bolca hediye aldı, ardından birer dondurma alıp yedik, zaten oldukça ufak bir yer 1 saatte gezip bitirebiliyorsunuz sonrası dinlenme. Kuzenim ile ben Milano'da güzel bir elbise bulmaya kararlı olduğumuzdan Bellagio'da 2 saatten fazla kalmayı gerekli görmedik ve 4.5 euro'ya Varenna için bilet alıp tekneye atladık. Tekne yolculuğu da gerçekten enfesti yaklaşık 15-20 dakika sürdü. Bizimkiler Varenna'yı Bellagio kadar güzel bulmadılar ama bana sorarsanız asıl Varenna müthişti. Bellagio turistik olan o yüzden çok kalabalık, Varenna ise daha yerel halkın olduğu ama oldukça zengin bir kasabaydı. Milano'ya dönüşü Varenna tren istasyonundan yapacaktık o yüzden arka sokaklarına dek görmek mümkün oldu gerçekten muhteşem. Varenna tren istasyonuna aşık oldu her yer yemyeşil, mis gibi çiçek kokuyordu.

Varenna'dan Milano da yaklaşık 1 saat sürüyor, bilet 6.7 euro, Milano(Cadorno Tren istasyonu) - Como trenle 4.8 euro, o da 1 saat sürüyor. Geziyi Varenna, Bellagio, Como şeklinde de yapabilirsiniz ama o zaman büyük bir hüsran yaşarsınız bilesiniz. Etrafta görülebilecek başka kasabaları da var, ancak açıkçası ben Bellagio'yu hedeflemiştim kendimizi de çok yormak istemedim o yüzden dinlene dinlene yalnız bu 3 yeri gezdik. 

Not: Muhtemelen Milano'yu yazmam, çünkü yarım günlük bir şehir meşhur Duomo'su vs, ile moda başkenti olması dışında işim olmadığı sürece gitmediğim bir şehir, bu sefer uğrama amacımda biraz ondandı, Diğer yandan hakkını yemeyelim İtalya'nın en zengin en temiz şehri, erkekler podyumdan fırlamış gibi, inanılmaz tarz, ve muhteşem kokuyor ama turizm açısından en zayıf şehri demek yanlış olmaz. Biz Milano'da oldukça modern dizayn edilmiş bir rezidansta kaldık. En üst katında kalıyorduk balkonundan Duomo görünüyordu özellikle geceleri ışıl ışıl yanarken balkonda kahve keyfi harikaydı. Milano hakkında merak ettikleriniz olursa ona da cevap veririm. Nerede kalınır, kaç gün yeterli gibi..               








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder